Yazar: sharkeez

Yugoslav Alışveriş Merkezlerinin Modern Mimarisinden 17 Çarpıcı Örnek

Yugoslavya coğrafyasının neredeyse tamamına yayılmış; sayısız kasaba, şehir ve köylerde yer alan ilgi çekici ve baştan çıkarıcı büyük mağazalar ve alışveriş merkezleri, ülkenin kendine has sosyalizmini yansıtan en başarılı örneklerden biridir.   1950’lerin sonunda ülke ademi merkeziyetçi bir sosyalizm anlayışına geçiş yaptı. “İşçilerin Kendi Kendini Yönetme” tarzındaki bu sosyalizm türü belli seviyelerde piyasa güçlerinin üretim, ticaret, ithalat ve ihracatını kapsayan “Piyasa Sosyalizmi” tarzında bir oluşumdu. Buradan Yugoslavya’nın kendine has, mütevazı “tüketim kültürü” ortaya çıktı.  Böylece perakende mallar, egzotik ithalat ürünleri, kullanıcısına zaman ve iş gücünden tasarruf sağlayan iş ve ev aletleri gibi pek çok türden tüketici zevkine hitap eden bir ürün portfolyosu oluştu.   Tüketicinin zevk veya arzularına çok az önem verilen bir sistem olan Sovyet Sosyalizminden önemli bir uzaklaşma olan bu tüketim kültürü, kendi mimari kimlik alanını da zamanla yaratmaya başladı. “Pazar Sosyalizmine” geçişin bir sonucu olarak, Yugoslavya’da çok sayıda batı tarzı mağazalar inşa edilmeye başlandı. Robna Kuća adı verilen bu ticari merkezler, SSCB’de görülen türden kullanışlıklık ve pratikliği vurgulayan sade görünüşlü dükkanlar değillerdi.  Aksine maceracı ve heyecan verici bir mimari tarzda yaratılmış parlak, canlı ve kendilerine has bir kimlik taşıyan binalardı. Robna Kuća’ların bu yönüyle modernist ticari mimariye Yugoslav yaklaşımıyla öncülük ettiği iddia edilebilirdi. Dükkanların içinde sadece yerli ürünle değil, dünyanın bambaşka lokasyonlarından gelen çok çeşitli ithal ürünlerden de etkileyici seçimler vardı: Amerikan kotu, İngiliz rock plakları, tasarımcı kıyafetleri, Bulgar parfümleri ve diğer baştan çıkarıcı ürünler… Dahası bu modern...

Read More

KOSOVA’NIN İLK TÜRKÇE DİZİSİ KARANTİNA PRİZREN’DE

Kosova’da ilk Türkçe mini dizi, Kısa Devre Tiyatro Topluluğu tarafından çekildi. Bugüne kadar tiyatro oyunlarıyla seyircinin beğenisini kazanan ekip bir ilke imza attı. Prizren Türkçesiyle çekilen mini dizide Prizrenli tiyatro sanatçıları oynuyor. Senaristi yerli, oyuncuları yerli, her şeyiyle yerli dizi ilk bölümüyle 1 Eylül’de seyircisiyle sosyal medya üzerinden buluşacak. “Evde Kal Skeç İzle” projesi kapsamında çekilen dizi 1-3-5-7-9-11 Eylül’de yayınlanacak. Dizi 20’şer dakikalık 6 bölümden oluşuyor. Diziyi izlemek için Kısa Devre Tiyatro Topluluğu’nun Facebook sayfasından canlı olarak izleyebilir ya da YouTube üzerinden ulaşabilirsiniz. Yönetmen ve Senarist: Deniz Dadale Görüntü Yönetmeni: Sonay Buş Oyuncular: Deniz Dadale, Tansu Kervan, Tuncay Laloş, Ceyna...

Read More

Bir Rüyanın İnşası Arnavutluk Sanatında Toplumcu Gerçekçilik

07 Temmuz – 15 Kasım 2020 Resim, afiş ve çizimler aracılığıyla Arnavut toplumsal gerçekçiliğine odaklanan sergi, sosyalizmin kuruluş ilkelerini işçi sınıfında yaymayı amaçlayan siyasi tavrın hâkim olduğu diktatörlük dönemi görsel sanatlarından bir seçki sunuyor. Artan Shabani küratörlüğündeki sergi, 20. yüzyılın ikinci yarısında tartışmasız biçimde Arnavutluk görsel sanatlarına egemen olan komünist ideolojinin etkilerini araştırıyor. Eserlerin dogmatik içeriğinde belirleyici olan bu ideolojiyi yansıtan seçki, uzun süre dünyanın geri kalanından yalıtılmış bir hayat süren Arnavutluk halkının kültürünü ve kimliğini daha yakından tanıma fırsatı veriyor, dönemin gündelik hayatı, işçi sınıfı, lider portreleri, rejim temsilleri ve gelecek kuşaklara duyulan umut gibi çeşitli konuları ele...

Read More

Barış İçin Yürümek: Marş Mira

Henüz Marş Mira ’yı duymamıştık bile, savaş biteli birkaç yıl olmuş hep aklımızın bir köşesinde Bosna’ya gitmek var. Fakat sıkıntı şu ki; bireysel olarak ya da turla giden kimseyi duymamıştık. Ancak yeni yeni okumak için ya da görevli olarak gidenler vardı. Hatta uçak bileti alırken hayırdır ne işiniz var demişlerdi. Havalimanına gittiğimizde gördüğümüz uçak bize hakikaten nereye gidiyoruz(?) dedirtmişti. Bildiğiniz özel uçak gibi kapısı ters çevirilen ve beş basamaktan oluşan merdiveni vardı. Hepi topu 30 kişiydik, sadece ablam ve ben kadındık . Uçağa girince öğrendik ki Bosna havayollarının bu uçakları aslında eski savaş uçaklarıymış. O yüzden yandan pervaneli tıkır...

Read More

Söğüt Filmi Üzerinden Manchevski Sorgulaması

Manchevski filmlerini Balkan Sineması sayabilir miyiz veya Manchevski Balkan Sineması’nın babası olabilir mi? Bu soruları sormadan bir Mançevski filmi ( Söğüt ) yazısına başlamak bence eksik olur. Çünkü Balkan Sineması aslında kendi içerisinde standart bir şablona sahip. Bu janr hakkında Dina Iordonova tarafından yazılmış en kayda değer kitap [1] Alevler İçinde Balkan Sineması hem bu işi derinlemesine sorguluyor hem de buradan bir ‘’janr’’ yani tür çıkarıyor. Kitabın başlığındaki gibi ‘’Alevler İçinde’’ bir sinemadan bahsetsek de aslında ‘’Balkan’’ markasından beklendiği kadar parıltılı bir sinema yok ortada. Genel itibariyle küçük bütçelerle; haddini bilen, sınırı aşmayan işlerin yapıldığı bir sinema bu. Bakmayın...

Read More

Beni Güzel Bir Yere Götür: Yeni Bir Anlatının Mümkünlüğü

Balkan sinemasının Batılı gözlere kendilerini teyit etme imkanı sağlamaktan öteye gidemeyen ve genellikle anlatısını bir şekilde 90’lı yılların Balkan coğrafyasına biçtiği trajedilere dayandıran örneklerine inat, Beni Güzel Bir Yere Götür bize bu trajik realiteden bahsetme lüzumu görmeyerek yeni muhtemel realitelerin kapısını aralıyor. Ena Sendijarević’in parıltılı ilk uzun metrajı Beni Güzel Bir Yere Götür (Take Me Somewhere Nice) bir süredir mubi’de gösterimde. Çocukluğundan beri Hollanda’da yaşayan Bosnalı yönetmene Rotterdam’da ve Sarajevo’da ödül kazandıran film, sadece bir genç kızın ergenlikten yetişkinliğe adımını atacağı yolculuğu işlemekle yetinmiyor, aynı zamanda aidiyet, kimlik ve gelecek kaygısı gibi daha çok gençlerin kafasını kurcalayan sorunları da katmanlı...

Read More

Paprikanın Macarca Hikayesi: Török Bors

Öyle bir baharat düşünün ki uğruna iki tane müze açılmış, 7’den 70’e herkesçe benimsenmiş ve sevilmiş olsun. Bugün Macaristan’ın, Kalocsa ve Szeged kasabalarında içerisinde paprika üretiminin de yapıldığı iki müze bulunuyor. Baharat, uğruna savaşların ve coğrafi keşiflerin yapıldığı, yüzyıllar boyunca itibarın ve sosyal statünün göstergesi olmuş; hem mistik hem de etkileyici bir lezzet unsuru… Kimileri için yalnızca yemeklere katılan bir yan lezzetten ibaretken kimileri için de gücün ve iktidarın sembolü olmuştur. Peki hepimizin mutfağının olmazsa olmazları arasındaki bu büyülü lezzetin merkezine doğru bir yolculuğa çıkmaya ne dersiniz? Bugün size Balkanların milli baharatını tanıştıracağım. Hayır Vegeta değil, o başka bir...

Read More

Yugoslavya’nın Antifaşist Anıtları

Spomenika-Spomenici yani bizim anlayabileceğimiz şekli ile Anıtlar pek çok insan için çok farklı anlamlar ifade eden bir kelime. Geçmiş dönemin mirasçıları, çekilen acının tanıkları, bir neslin vücut bulmuş mitleri, öfke, zafer ve kızgınlığın sembolü onlar. Bugün sizlere, Brutal mimarinin başarılı bir örneğini ortaya koyan Yugoslavya'nın Anti Faşist Anıtlarını anlatacağız. pic.twitter.com/iOreyFtENX — balkan edebiyatı (@balkanedebiyati) May 18, 2020 Brutal mimarinin başarılı bir örneğini ortaya koyan bu anıtlar, Tito’nun Sosyalist Federal Yugoslavya Cumhuriyeti sırasında 1945’lerden 1990’lara kadar inşa edilmiş bir dizi yapıdır. Zirve dönemini 45-61 yılları arasında yaşayan bu yapıtların inşasındaki birincil amaç, İkinci Dünya Savaşı diğer ismiyle Ulusal Kurtuluş Savaşı...

Read More

Sarajevo Taxi

 Bu şehirde şoför olmak hem rehber hem bodyguard hem de politikacı olmak gibidir.  Bilenler bilir, yıllardır Saraybosna’da yaşıyorum. Biz ona aslında Sarajevo deriz. Bu Sarajevo’da belli başlı taksi firmaları vardır. Žuti (Sarı) Taksi, Crvena (Kırmızı) Taksi, Samir&Emir, Kale, Sarajevo Taksi gibi… Hepsinin belli başlı özellikleri vardır. Mesela Žuti Taksi en ahlaklı taksi firmasıdır. Arabaları ekseriyetle 1995-2000 arası VW’lerden oluşur. Golf 3’den başlar Passat’a kadar gider arabaları. Pek konforlu değildir ama en yakın mesafe için bile trip atmaz şoförleri, işlerini yaparlar. O yüzden halkın gözü genelde Žuti Taksi’yi arar. Ama bu taksinin kötü yanı yaygın olmamasıdır. Diğer firmalara göre daha...

Read More

Bulgaristan’da Hıdırellez

Hıdrellez, Orta Asya, Ortadoğu, Anadolu ve Balkanlar’da kutlanan mevsimlik bayramlardan biridir. Hızır günü olarak adlandırılan Hıdırellez günü, dünyada darda kalanların yardımcısı olduğu düşünülen Hızır ile denizlerin hakimi olduğuna inanılan İlyas’ın yeryüzünde buluştukları gün olarak düşünülür ve kutlanır. Halk arasında ve İslam mitolojisinde bir Hızır geleneği vardır. 6 Mayıs’tan başlayıp 4 Kasım’a kadar olan süre Hızır Günleri adıyla yaz mevsimini, 8 Kasım’dan 5 Mayıs’a kadar olan süre ise Kasım Günleri adıyla kış mevsimini oluşturmaktadır. Bu yüzden 6 Mayıs günü gecesi kış mevsiminin bitip sıcak yaz günlerinin başladığı anlamına gelmektedir. Hıdrellez, Bulgaristan’da “Ederlez, İderlez, Hıdırellez, Martaval, Mortufal” biçimleriyle söylenir. Nevruz bayramını...

Read More

Mostar’dan Hasankeyf’e: Üç Yol

Üç Yol, yönetmen Faysal Soysal’ın ilk uzun metraj sinema filmi. İlk uzun metrajlarını çeken yönetmenlerin bu filmlerde genel olarak otobiyografik bir eser ortaya koyduğunu söylemek pek de yanlış olmaz. Film de gerek içinde bulunduğu mekanlar gerekse içinde barındırdığı duygularıyla bu kategoriye kolaylıkla giriyor. Bünyamin ve abisi günlerden bir gün Malabadi Köprüsü’nde oyun oymaktadır. Tam da bu oyun esnasında Bünyamin, Zeliha’nın yani abisinin sevdiği kızın ölümüne sebep olur ister istemez. Yaşadığı vicdan azabı abisinin bağışlayıcı üslubuyla geçmeyecek derecededir ve bu yüzden doğduğu şehri terk eder, uzaklara doğru yol alır. Uzaklara doğru aldığı yolda durağı Bosna olur, savaştan yeni çıkmış olan...

Read More

Balkan Edebiyatı’nın Değerli İsmi İlhami Emin Hayatını Kaybetti

Kuzey Makedonya Türklüğünün önemli şahsiyetlerinden yazar, şair İlhami Emin hayatını kaybetti. Hayatını kaybeden Kuzey Makedonya ve Balkanların usta edebiyatçısı İlhami Emin’e Allah’tan rahmet, kederli ailesi ve yakınlarına başsağlığı dileriz. İlhami Emin kimdir? 1931 yılında Radoviş’te doğdu. Kısa bir süre Üsküp Tefeyyüz İlkokulu’nda öğretmenlik yaptı, ardından Nova Makedoniya gazetesinde gazeteciliğe başladı. Sonra Birlik gazetesine geçti. İlk sayısı Aralık 1965’te yayımlanan Sesler Aylık Toplum Sanat Dergisinin kurucularından biri, derginin ilk yayın yönetmenidir. Sonraki yıllarda Üsküp Radyosu Türkçe Yayınlar Sorumlusu, Birlik Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdür Vekili, Üsküp Halklar Tiyatrosu Genel Müdürü, Makedonya Kültür Bakanlığı Müsteşarı görevinde bulundu. Önce Makedonca yazan İlhami...

Read More

Hareket Ordusu, Kime Hareket Çekti?

  Önce taslağı kaydedelim: Orhan Gazi, 6 Nisan 1326 tarihinde Bursa’yı alır ve bu kadim kenti ülkesinin ilk payitahtı ilan eder. Orhan oğlu Murad da 1361’de Edirne’yi zapt eder ve devlet aklı Rumeli’nde konuşlanmaya başlar. 29 Mayıs 1453 tarihinden evvel (Anadolu’nun eski şehirleri zaten bağlam dışında)[1] Selanik, Filibe, Kırcaali, İskeçe, Drama, Serez, Üsküp, Prizren, Kosova, Kavala, Dimetoka gibi birçok Balkan kenti Osmanlı ülkesinin sınırlarına katılır. Bu hudut genişliğinin alelade bir yayılma politikası olduğunu zannediyorsanız, fena hâlde yanılıyorsunuz demektir, belirtelim. İlber Ortaylı’nın “Sizce Atatürk’ün başarısındaki en önemli faktör nedir?” sorusuna verdiği cevap kayda değerdir: “En önemli faktör, vazgeçmek bilmeyen iradesidir,...

Read More

Balkan Edebiyatına Rehber Olabilecek Antolojiler 5 – Romen Hikayeleri Antolojisi

Dizinin beşinci kitabı Balkan Edebiyatının hikaye alanından Romen Hikayeleri Antolojisi’dir. Türkiye’de Balkan Edebiyatına hem yayıncılık açısından hem de çeviri açısından oldukça fazla katkı sunan Yaşar Nabi tarafından hazırlanmış bu eser farklı isimlerin çevirilerini bir araya getirmiştir. Çevirmenleri sıralamak gerekirse: Ayda Düz, Faik Baysal, Gülen Olut, Muzaffer Uyguner, Bingül Gülseven, Turan Çirput, Oktay Akbal, Ender Gürol. Bu değerli çalışma Varlık Yayınları’ndan çıkmıştır ve maalesef ki 1968 yılında tek baskı yapmıştır. Kitabın en olumsuz yanı, diğer antolojilerden de eksik bir yanı bir önsöze sahip olmamasıdır. Bu tür, yani o bölgenin edebiyatına dair çok fazla çalışma yapılmamış eserlerde önsöz ayrı bir ek...

Read More

Yugoslavya’yı Nasıl Bilirdiniz?

Dubravka Ugrešić’in Acı Bakanlığı kitabı üzerine… Bugüne kadar Balkanlarla ilgili birçok internet forumuna katıldım, facebook gruplarına üye oldum, twitter hesaplarını takip ettim. Hemen hepsinde ortak bir biçimde baharatlı bir konu vardı: Yugoslavya…  Kimi zaman şakalar paylaşılır, kimi zaman ortalığı kavga kıyamet götürür ama insanlar Yugoslavya hakkında konuşmaktan -hiçbir zaman ortak bir zeminde buluşamayacaklarını bilseler de- asla geri durmazlar. Bu yazıda bahsetmek istediğim roman da,  savaştan beri Amsterdam’da yaşayan Hırvat yazar Dubravka Ugrešić’in kaleme aldığı, bana sıkça farklı platformlarda karşılaştığım o Yugoslavya konuşmalarını hatırlatan Acı Bakanlığı… Karakterimiz Tanja Lucić, Zagrebli bir öğretmen. Savaş patlak verdiğinde önce sevgilisiyle birlikte Berlin’e, ardından...

Read More

Türk Tiyatrosundaki “Balkanlaşma”

Boşnak yazar Almir İmşireviç’in Türkiye’de sahnelenen bir oyununda yazdığı gibi “eğer bu bir film olsaydı…” diyebileceğimiz günlerden geçiyoruz. Covid-19 nedeniyle eve kapandığımız şu dönemde, ben de naçizane Türk tiyatrosundaki Balkanlaşmayı konuşmak istedim. Türkiye’de son yıllarda tiyatro salonlarındaki seyirci sayısı umut verici oranda yükselmiş durumda. Bunda elbette sosyal medyanın katkısını es geçmek mümkün değil. Küçük çaplı alternatif tiyatrolar can çekişiyor olsalar da iyi metinler sahnelendiğinde, küçüklü büyüklü pek çok tiyatronun izleyici potansiyelinin yüksek olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.  Bu doluluk oranında ün yapmış isimlerin tiyatro sahnelerinde yer almaya başlamasının yanı sıra metin çeşitliliği de etkili oluyor. Moliere, Shakespeare gibi yazarların kült eserlerinin...

Read More

CANIM ŞABAN! Bir Belene Öyküsü

Tuna, içinde barındırdığı canlılar kadar kıyısında yaşayan bizler için de bir cennetti. Fakat bu cennetten kopan bir parça cehenneme dönmüş ve bizler bu cehennemin içine atılan insanlardık. İşte bu cehennem Belene’nin kendisinden başka bir yer değildi. Belene’ye götürülürken bu adaya geçmemizi sağlayan köprü, işte o köprü bizim yaşarken geçtiğimiz Sırat’tı. Tek fark soru yoktu, cevap aranmıyordu, sadece biz ve cehennem. Yıllardır köyümün baytarlığını yapıp insandan öte hayvanların sevgisini kazanmıştım. Ama insanlara da iyi ettiğim hayvanları sayesinde ulaşmış ve belli bir saygınlık kazanmıştım. Adım İbrahim iken İbrahim Abi, İbrahim Efendi, kimi zaman İbrahim Bey olmuş ve yaş aldıkça da adıma...

Read More

Az Bilinen 10 Balkan Filmi

Balkan sineması; hüznün, sevincin, acının ve mutluluğun bir arada tüm renkleriyle en güzel şekilde yansıtıldığı bir sinema türü. Balkan ülkeleri gibi rengarenk, insana dair tüm duyguları coşkuyla anlatan bu filmlerden sizin için derlediğimiz çok fazla bilinmediğini düşündüğümüz, kıyıda köşede kalmış 10 filmi beğeninize sunuyoruz. Umarız ki tüm dünyanın endişe ve paranoya ile evlere kapanıp, gözlerini haberlere diktiği bu günlerde, bu filmler biraz olsun modunuzu değiştirir. 1- Na Putu Grbavica Esma’nın Sırrı filmi ile tanıdığımız ödüllü yönetmen Jasmila Zbanic’in bir başka filmi. Bosna Hersek’teki farklı inançların gölgesinde yaşanan bir aşk ve ikilemler. 2- Cetvrti Covek Sırp sinemasının en ses getiren...

Read More

Balkan Edebiyatına Rehber Olabilecek Antolojiler 4 – Çağdaş Yugoslav Hikâyeleri Antolojisi

Dizinin dördüncü kitabı Balkan Edebiyatı açısından Türkçe kaynaklar arasında belki de en değerlilerinden biri olan bir antoloji: Çağdaş Yugoslav Hikâyeleri Antolojisi. Hem düzenlemesini hem de çevirisini Necati Zekeriya’nın yaptığı, Varlık yayınlarından basılan bu eser bir zamanlar Balkanların kalbi olan Yugoslavya’nın yansıması niteliğindedir. Bu eserin değeri ise tam da budur! Eserin vücut bulmasını sağlayan Necati Zekeriya Üsküp doğumlu şair, yazar ve önemli bir yayıncıdır. Üsküp’te yayınlanan Sevinç ve Tomurcuk adlı çocuk dergilerini yirmi yıl yönetti. Türkiye edebiyatını Yugoslavya’da, çağdaş Yugoslavya edebiyatını da Türkiye’ye tanıttı. İki ülke arasında kültür elçisi oldu. Bu bağlamda hazırladığı eserlerden bir tanesini incelerken arka planına değinmek...

Read More

Nereye Gitti Bütün Çiçekler? – Tiyatro Oyunu

Çağımızın tecrübe ettiği en önemli yaşam sınavlarından biri olan ”mültecilik” üzerine Bosna savaşından ilham alınarak yazılmış muazzam bir oyun. “Eve Ensler’in, Bosna savaşının ardından yazdığı ve orijinal adı “Necessary Targets” olan oyun bir mülteci kampında geçiyor. Bir psikolog kadın mültecilerin travmalarını onarmaya çalışırken bir yazar da bu hikayeleri dünyaya duyurmak istiyor.Kadınlar kendi hikayelerini birer birer anlattıkça, bir yandan savaşın ve mülteci olmanın korkusu ve çaresizliğine tanık olurken diğer yandan da kadınların kendi aralarındaki ilişkilerin nasıl güçlendiğini göreceğiz.” Tuğrul Tülek’in yönettiği “Nereye Gitti Bütün Çiçekler” tiyatro oyunu, 4. Sezonunu oynuyor. Yönetmen: Tuğrul Tülek Oyuncular: Şenay Gürler, Nazan Diper, Goncagül Sunar,...

Read More

Balkanların Dünyaya 12 Hediyesi

Balkanlar; Güneydoğu Avrupa’da Slovenya, Hırvatistan, Bosna Hersek, Makedonya, Sırbistan, Karadağ ve Kosova olarak yedi ayrı devlete ayrılmış eski Yugoslavya ülkeleri, Arnavutluk, Bulgaristan, Romanya ve kuzey Yunanistan’ın bazı bölgeleri ve Türkiye’nin Avrupa kanadından oluşan coğrafi ama aynı zamanda sosyo-kültürel bölgenin genel adıdır. Avrupa’daki diğer bölgelere kıyasla nispeten az sayıda turist tarafından ziyaret edilen Balkan ülkelerinin dünyaya düşünülenden çok daha fazla katkıda bulunduğunu biz biliyoruz. Ama bilmeyenler de vardır diye Balkanların Dünyaya hediye ettiği 12 harika şeyi derledik. Sıkı durun başlıyoruz!   Radyo Dünya’nın Nikola Tesla’ya borçlu olduğu icatlar bir makalenin konusu olamayacak kadar fazla. Radyo da bunlardan biri. Radyonun mucidi olarak...

Read More

Balkan Edebiyatına Rehber Olabilecek Antolojiler 3 – Makedon Hikâyeleri Antolojisi

Dizinin üçüncüsü Dr. Milan Gurçinov’un hazırladığı, Necati Zekeriya’nın çevirdiği Makedon Hikâyeleri Antolojisi’dir. Dönemin değerli yayınevlerinden olan Tekin Yayınevi’nden çıkan bu eser tek baskı yapmıştır. Eserin önemli noktası Türkçedeki diğer antolojiler gibi Türk bir yazarın değil, bölgenin önemli edebiyat eleştirmenlerden birisi tarafından hazırlanmış olmasıdır. Antoloji, Milan Gurniçov’un hazırladığı Çağdaş Makedon nesrinin gelişimi üzerine olan bir yazıyla başlıyor. Bu yazıda Çağdaş Makedon nesrine odaklanırken geniş çerçevede Makedon edebiyatını ele almaktadır. Özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki yazarlara dair ayrıntılı noktalara değinmektedir. Bu alanların anlatımında aynı zamanda Yugoslav Edebiyatına dair de izleri görebilmek mümkün. Kitapta yer alan hikâyeler özenle seçilmiş ve sayfa sayısının...

Read More

Yedi Korku, Tek Aşk

“Hayatta her şey her nasılsa aşka ve korkuya indirgenir. Bunların dışında pek bir şey yoktur. Bütün kötülükler korkudan uyanır, savaşlar korkudan doğar, savaşın şerri aşağılamadan, aşağılama da başkalarından korkan insanlardan açığa çıkar.” cümlesi, söz konusu kitabın sonlarına doğru karşıma çıksa da kitabın başından beri işlenen, aşk ve korku elbette. 1969 yılında Bosna Hersek’in Zenica şehrinde doğan Selvedin Avdic’in’in bol ödüllü bu romanı korkunun, hepimizin hayatına hükmeden tek gerçek olduğu ve bunu bazen aşkın unutturduğu üzerine. Dünyanın en gizemli sayısı olan “yedi” bütün kadim medeniyetlerde yerini korumuştur. Babil medeniyetinde bolluk bereket sembolü olarak düşünülen, Mısır medeniyetinde kader tanrıçalarının sayısını simgeleyen,...

Read More

Balkan Edebiyatına Rehber Olabilecek Antolojiler 2 – Arnavutluk Öyküleri Antolojisi

Dizinin ikincisi Kaya Öztaş’ın çevirdiği ve hazırladığı Arnavutluk Öyküleri Antolojisi’dir. Yurt Kitap Yayın’dan çıkan bu eser tek baskı yapmıştır ve bu yüzden Balkanlara dair Türkçe’de hazırlanmış olan antolojiler arasında nadir bir yere sahiptir. Eserin bir diğer önemli noktası ise Kaya Öztaş’ın giriş yazısında Arnavutlukla bağlantılarından kaynaklı Kosovalı yazarlara dair de ufak bir yer vermesidir. Antoloji, Arnavutluk Edebiyatına genel bir bakışa sahip olunabilecek değerde bir yazıyla başlamaktadır. Yazıda, sözlü edebiyatındaki kültürel alışverişlerden Latinceyle arasındaki ilişkiye,  yazılı ilk metinlerden Osmanlı’nın etkisindeki edebiyata, oluşan şiir anlayışından tiyatrosuna kadar yüzyıllara sığacak bir alanı kapsayacak bir kronolojik anlatım vardır. Giriş yazısından sonra antolojide Arnavutluk...

Read More

Kül Faresi adlı Tiyatro Oyunu Prizren’de!

Kısa Devre Tiyatro Topluluğu 18-19-20 Şubat’ta, Prizren Kültür Evi’nde rengarenk ve neşeli bir oyunla izleyicisiyle buluşuyor. Deniz Dadale tarafından uyarlanan “Kül Faresi” isimli çocuk oyunu, Tansu Kervan yönetmenliğinde sahneye konulacak. Oyuncu kadrosunun yarısından fazlasının çocuklardan oluştuğu bu oyun, anasınıfından 9. sınıfa kadar her yaştan çocuk ve gence hitap eden keyifli bir oyun olacak. Prizren’de Türkçe öğrenim gören öğrencileri kapsayan bu oyun, saat 12:00’de oynanacak olup; bilet ücreti 1€’dan satışa sunulacak. KISA DEVRE TİYATRO TOPLULUĞU KİMDİR? Her yıl Türkiye’de Kosova’yı temsil eden ve Prizren’de Türkçe tiyatroyu yaşatmak amacıyla kurulan Kısa Devre Tiyatro Topluluğu, 2012’de kurulmuş olup; her yıl 3-4 tiyatro...

Read More

Honeyland: Güçlü Balkan Kadınının Öyküsü

Film başlıyor ve Hatice Kuzey Makedonya’nın sarp dağlarının yamaçlarında adeta akrobat gibi yürümeye başlıyor. Sonra bir taş parçasını açıyor ve içinden mucize bir şey çıkıyor. Biz petek diyoruz o dalak diyor. Dalakın içinde yeteri kadar bal var mı yok mu, bir bakışta anlıyor Hatice. Makedonya’daki Yörük Türklerinden biri olduğunu anlamamız için bir kaç kelime Türkçe konuşması yetecekken, birden bire yaşlı annesine türkü söylüyor. ‘’Yandı Kumanova, Tutuştu Preşova Üsküp’ün içinde Vali Bey hovarda’’ Farkında değil belki ama Avrupanın son kadın arı yetiştiricisi o. Unutulmuş eski bal toplama geleneklerini adeta bir sanat icra ediyormuşcasına uyguluyor. 50’li yaşlarında ama enerjisi gençlerden daha...

Read More

Ve Kentler Güzeli Mostar

Hiçbir Hıristiyan devleti, kendi topraklarında Türklerin bir camisi bulunmasına müsaade etmez. Oysa Türkler bütün Rumların kiliseleri olmasını hoş görürler.                                                       Voltaire Saraybosna’nın ambleminde altı zambak çiçeği vardır, bilir misiniz? Ne zorlu bir hayvan, ne keskin bir kılıç, ne de bir taç, ne de dini bir simge…      Bu gördüğüm yakılmış, nefretle bitirilmeye kalkışılmış kente gerçekten bir zamanlar ak zambaklar toplamıymış diyebilirim.      Mostar için gördüğümüz, izlediğimiz başarılı filmler ve fotoğraflar, orayı ne yazık ki bize yeterince anlatmış...

Read More

Balkan Edebiyatına Rehber Olabilecek Antolojiler 1 – Çağdaş Bulgar Şiiri Antolojisi

Antolojiler edebiyatta bir alana dair bilgi sahibi olmak için en güzel rehberler diyebiliriz. Çünkü belli bir sınır dâhilinde hazırlanan antolojiler aslında geniş bir yelpazede bizlere önemli bilgiler vermektedir. Bir ülke edebiyatının öykü ve şiir gibi türlerinde hazırlanmış olduğu gibi belli bir döneme veya akıma dair hazırlanmış antolojiler de mevcuttur.  Dizi şeklinde sunacağım antoloji incelemeleri Balkan Edebiyatı için rehber niteliğindedir. Çünkü bu antolojiler kendi alanlarında Türkçedeki önemli kaynaklardır. Bu kaynaklar seçilen alanın daha iyi tanınmasına yardımcı olurken aynı zamanda Türkçede kitaplaşmamış şair ve yazarlara dair önemli bilgiler sunmaktadır. Bu dizinin ilki Özdemir İnce ve Ataol Behramoğlu’nun hazırladığı ve çevirdiği Çağdaş...

Read More

Çağdaş Yunan Sineması Başlıyor!

Yunanistan İstanbul Başkonsolosluğu, Sismanoglio Megaro’da Ocak-Mayıs 2020 ayları boyunca aralıksız 6. senesine giren Çağdaş Yunan Sineması film gösterim dizisi yinelenecek.  30 Ocak’ta, Yannis Smaragdis’in El Greco filmi ile başlayacak olan film programında Elina Psikou, Stella Theodoraki ve Marianna Oikonomou’nun filmleri gösterilecek. Filmler Türkçe altyazılı olup; girişler ücretsizdir. Film gösterimleri öncesi Sismanoglio Megaro’nun facebook sayfasından kayıt yaptırılması rica olunmaktadır.     GÖSTERİM PROGRAMI 30 Ocak 2020, 19:00 : El Greco / Yannis Smragdis 25 Şubat 2020, 19:00 : Sofia’nın Oğlu / Elina Psikou 19 Mart 2020, 19:00 : Tanrı Havyar Sever / Yannis Smragdis 9 Nisan 2020, 19:00 : Ricordi Mi...

Read More

Bulgaristan’daki UNESCO Dünya Mirası Alanları

Bulgaristan eski uygarlıkların mirasçısıdır ki Trakyalılar, Romalılar, Bizanslılar ve ön-Bulgarlar bu topraklarda gelişkin kültürlerinin kanıtı olarak son derece değerli sanatsal ve mimari izler bırakmışlardır. Bu izler ülkenin dört bir yanına dağılmış; kültür ve tarih meraklısı insanlar için dikkat çekici yerlerden birisi haline getirmiştir. Bu hazinenin dışında Bulgaristan bozulmamış doğası, şehrin korunmaya alınmış yerleri ve parklarındaki şaşırtıcı biyo-çeşitlilikten övünebilir. Bulgaristan’ın zengin kültürel ve doğal mirası UNESCO tarafından takdir ediliyor. Rila Manastırı Rila Manastırı 1983 yılında UNESCO Küresel Kültür Mirası listesine alınmıştır. Bulgaristan’ın en büyük manastırıdır. Dağın kalbinde yer alır. Onuncu yüzyılda bulunan bu manastır yüzyıllardır varlığını korumakta. Manastır Hıristiyan inancının...

Read More

Kışın En Derin Dönemi: BOCUK

Kışın en derini hemen Kasım’ın sekizinden 60 gün sonrasıdır. Buna atalarımız “BOCUK” demiş. Bu Ocak ayının 6-7’sine rastlar. O soğuk gece için sayvanttan en eğri, kalın kütük ocaklıkta, korlar üstüne paşa gibi yerleştirilir. Onun kütükçe kütük görevi, ateşi gece boyu tutmaktır. Kütük, olur olmaz ağaçlardan değildir. İnsanlar arasında da binbir türlüsüne rastlandığı gibi, kütüklerde de farklılıklar göze çarpar. Kavak boy yapmakla bilinir amma kütüğü, parçası odun için olamaz. Ateşi görünce bayılır gider. Çam ise alevlenir ve dumanı çok olur; kayının külüğü de çabuk yanar. Oysa, “Bocuk” ateşini tutarsa, meşe tutacaktır. Bu ağacın kütüğü ateşin üzerine tıpkı bir paşa gibi...

Read More

Eurovision Tarihinin En İyi Balkan Şarkıları – Elif Erol

Eurovision Şarkı Yarışması 1956’dan beri her yıl gerçekleşen dünyanın en saygın şarkı yarışması. Skandallarıyla ve sürprizleriyle Eurovision her yıl başta Avrupa ve Avustralya olmak üzere tüm dünyadan milyonları ekran başına topluyor. Belçikalı songfestival.be internet sitesi ise her yıl internet üzerinden yaptığı oylama ile Eurovision tarihinin en çok beğenilen 250 şarkısını sıralıyor ve her yılın son günü ESC Radio(escradio.com) aracılığıyla yayınlıyor. Sizin için 31 Aralık’ta yayınlanan listedeki 2019 yılının en iyi 250 Eurovision şarkısı arasından Balkan temsilcilerinin aldığı sonuçları derledik. Romanya 2017 – Ilinca ft. Alex Florea – Yodel It! Geri sayım henüz yeni başlamışken Romanya’nın son kez finale çıkma...

Read More

İki Şehrin Öykücüsü: Sait Faik ve Miljenko Jergovic

Farklı edebiyatlardaki eserleri karşılaştırmak, farklı kültürler hakkında bilgi edinmemizi ve aynı durumun farklı ya da benzer bakış açılarını görmemizi sağlar. Türk edebiyatının önemli hikâye yazarlarından Sait Faik ile Bosna-Hersek edebiyatına ait son dönem önemli hikâyecilerinden Miljenko Jergoviç, mekânı ve çevredeki diğer unsurları hikâyelerinde işleyiş tarzı bakımından benzerlikler göstermektedir. Farklı milletlere ait hikâyeler de olsalar teknik bakımından ortaklıklar bulunmaktadır. Arnold’a göre: ”Her yerde bir ilişki ve her yerde bir örnek bulunur. Tek başına hiçbir olay, hiçbir edebiyat başka olaylardan, başka edebiyatlardan kopuk olarak ele alındığında yeterince anlaşılmaz.”  Bosna-Hersek edebiyatının son dönem hikâyecilerinden Miljenko Jergoviç, Saraybosna Üniversitesinde felsefe ve sosyoloji eğitimi...

Read More

Bozanın Tarihçesi ve Radomir Bozası

Boza, tahılın fermente edilmesi ile elde edilen, pek çok kişinin damak tadına hitap eden, seveni kadar sevmeyeninin de bulunduğu bir içecek türü. Türkiye’de olduğu kadar Kazakistan, Kırgızistan gibi Orta Asya ülkeleri ve Arnavutluk, Bulgaristan, Makedonya, Karadağ, Bosna Hersek, Romanya ve Sırbistan gibi Balkan ülkelerinde de oldukça popüler olarak tüketiliyor. Türkçe bir isim olan boza, Farsça “buze (darı)” kelimesinden geliyor. Yunan tarihçisi Xenophon, bozanın M.Ö. 401’de Doğu Anadolu’da yapıldığını ve yerin altına gömülmüş kil kavanozlarda saklandığını ifade ediyor. Kökeni Anadolu ve Mezopotamya’da yaşamış topluluklara dayanan bu içecek; özellikle 10. yüzyıldan itibaren yaygın olarak biliniyor ve 16. yy’dan itibaren Osmanlı Devleti...

Read More

5. Balkan Panaroma Film Festivali’ne Geri Sayım Başladı!

Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi tarafından gerçekleştirilen 5. Balkan Panorama Film Festivali, bu yıl dolu dolu programıyla Buca Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilecek.  Tarık Akan Gençlik Merkezi’nde 23 – 27 Aralık tarihleri arasında düzenlenecek festivalde Sırbistan’ın ünlü oyuncu ve yönetmeni Lazar Ristovski,  “Sırbistan Kralı Peter” adlı Oscar adayı filminin Türkiye’deki ilk gösterimini yapacak. Ristovski’nin yanı sıra İgor Galo, Robert Jazadžiski, Semir Aslanyürek, Çiğdem Sezgin gibi Türk ve Balkan sinemasının önemli isimleri sinemaseverlerle buluşacak. Türk ve Balkan sineması Buca’da buluşuyor Buca Belediyesi,  Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Film Tasarımı Bölümü tarafından bu yıl 5’inci kez sinemaseverleri bir araya getirecek...

Read More

Herkesin Bildiği Sırlar Prizren’de

Yazar ve yönetmen Yavuz Özkan tarafından kaleme alınan, başrolllerini Sezen Aksu ve Ferhan Şensoy’un paylaştığı Büyük Yalnızlık filminden tiyatroya uyarlanan Herkesin Bildiği Sırlar, Kosovalı sanatçılar Erkin Halçe ve Sonay Buş tarafından Prizren’de yeniden sahneye konuluyor. Yönetmenliğini Deniz Dadale’nin yaptığı, rejisinde Tansu Kervan ve sahne amiri olarak Onur Cibo’nun yer aldığı oyunda, birbirini çok sevdikleri halde bir türlü iletişim kuramayan ve bu yüzden ayrılığın eşliğine gelmiş iki insanın hüzünlü olduğu kadar eğlenceli hikayesi anlatılıyor. Bu inişli-çıkışlı ilişkide, kadın-erkek mücadelesi, iletişimsizlik, yanlış anlaşılma ve bunun sonuçları sergileniyor. Herkesin Bildiği Sırlar’ın aleni ifşası, herkesin başından geçebilecekler üzerinde bir kez daha düşünmek için...

Read More

Bilinmesi Gereken 15 Bosnalı Yazar

Yazarlar, okurun iyi vakit geçirmesini sağlamanın yanında, yaşadıkları toplumun dününü ve bugününü de gösteren bir pencere açarlar. Bosnalı yazarlar ise, Yugoslavya iç savaşından, Saraybosna kuşatması sırasında süregelen hayatlara kadar aklınıza gelebilecek pek çok konu ve edebi türde eserler ortaya koymuşlar; romantik ve realistik bakış açısıyla pek çok edebi eser kaleme almışlardır. Biz de sizin için seçtiğimiz 15 Bosnalı yazarı kısaca tanıtalım ve Bosnalı yazarların penceresinden beraber bakalım istedik.   Semezdin Mehmedinović Ünlü bir yazar, dergi editörü ve yapımcı olan Semezdin Mehmedinoviç, 1960 yılında küçük bir kasaba olan Kiseljak’da doğdu. Yazarın Yugoslavya dönemindeki bakış açısı ve görüşleri, onu Komünist Partiye...

Read More

Bosna’da Kapalı

Onunla kitap yorumlama sitesinde tanışmıştım. Tamamen tesadüf değildi tabii. Hem Balkan edebiyatına ilgim hem de Bosna’ya gitmeye niyetim vardı. Üç beş ay sonra amacıma ulaştım. Güzel bir şehir turu yapmıştık. Tanımadığım yazar isimleri önerdi. Bildiklerimiz üzerine konuştuk. Yazı yoluyla yaptığımız yorumlar gibi değildi. Kimi zaman tartışmalara varacak kadar hararetli eleştirilerdi. Belki de ciddi ciddi tartışabilirdik bu noktada. Ama ikimiz de durumun geçiciliğini biliyorduk. Gidecektim nasıl olsa. Beni bir daha görmeyecekti. İlk gün güzel seviştik. İnegöl köftesini andıran meşhur çevapiden yedik. Başçarşı’yı turladık. Kurşun izleriyle dolu duvarlara rastladığımızda ben durup fotoğrafını çekiyordum. O da bana gülüyordu. Boşnak kahvesi içtiğimiz kafeler...

Read More

Denizcinin Hazinesi / Az Aranyember

Denizcinin Hazinesi isimli sessiz film Tuna Nehri’ndeki bir gemide çalışan yetenekli ve cesur denizci Timar’ın öyküsünü anlatıyor. Timar, bir seferde gemide seyahat etmekte olan üst düzey Osmanlı paşası Ali Çorbacı’nın hazinesini türlü oyunlarla ele geçirmekle kalmaz, onun güzeller güzeli kızı Timea ile evlenir. Ancak Timea ile Timar’ın evliliği yolunda gitmez. Hazinesi hızla büyümesine rağmen Timar mutsuzluk içinde kıvranmaktadır. Nihayet Tuna Nehri üzerindeki bir ıssız adada, herkesten uzaklarda münzevi bir yaşam süren Noemi’nin yanında huzur bulur. Yıllar boyu iki sevgilisinden de vazgeçemez, çifte bir yaşam sürmeye başlar. Bir yandan Timea’yı mücevherlere boğarken Noemi’yle sessizliğin tadını çıkarır. Bir noktada bunalıp her...

Read More

BOSNA | Şiir | Emin Čutura

BOSNA Babo – mati, Osman i Džemila Sabahile, akšamile, amân ašičlija Kelâm im je mehlem, ruh od ambera Osmijeh, čak, od mašrika do magriba Ove su duše k’o muftiluk To bujruma nimalo ne krije Od komšije đahkad muštuluk Njihov haber maksuz je Sa ihsanom Bosnuman se ponosi Svojim čelom pramen sedžde orosi Sa sebilja Begove, vodu toči, pokvasi Bosih nogu, livade, bašće pokosi Njihov evlad, sa čardaka Esma je Plaha, baš k’o sevdaha pjesma je U ašinaluku bijelih ljiljana nestade Bezbeli svome Bošnji smješka se A doćeraše i sultana do duvara Hadži – hodžu, mujezina i imama Nema tih...

Read More

TURCIZAM/TÜRKSİZM NEDİR?

Geleneksel Bosna evine bir kapija (kapı)’dan girilir. Girişte sizi bir avlija (avlu) karşılar. Avlija’ya giden yol üzerinde geleneksel “kaldrma” taşları ile kaplı bir yol vardır. Yol kenarında bir “česma”, evin içerisinde “halvat” adı verilen odalar ve “mutvak” bulunur. Bu mutvak’larda tendžere, tave, tepsije ve sahanlar vardır. Tarhana, škembe čorba, bamija, pilav, sarma, dolma, jahmija, sogan dolma, ćevap, pogača, keške, sutlija, hurmadžik, tatlija ve sutlija gibi pek çok yemek burada pişer. Türkçeden Boşnakça, Hırvatça ve Sırpçaya geçmiş bu kelimelere turcizam/türksizm adı verilmektedir. Bu kelimelerin pek çoğunun yerel dilde ve kültürde alternatif eş anlamlıları bulunmamaktadır. Örneğin; čarapa (çorap), džezve (cezve) ve...

Read More

Sancak Bölgesinin Bugünü ve Geleceği: Sulejman Ugljanin

Sancak Demokratik Hareket Partisi (Stranka Demokratske Akcije Sandžaka) Genel Başkanı Sulejman Ugljanin, “Sancak Bölgesinin Bugünü ve Geleceği” konulu konferans için Türkiye’ye geliyor. Yıldız Teknik Üniversitesi, Balkan ve Karadeniz Araştırmaları Merkezi (BALKAR) tarafından düzenlenecek konferans, 27 Kasım 2019 tarihinde, saat 14:00’de Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleşecek. Sulejman Ugljanin Kimdir? Sırbistan’daki Boşnak azınlığın temsilcisi olarak Boşnak Ulusal Konseyi başkanlığını da yürüten Ugljanin, aslen Novi Pazar’lı olup Kosova (Mitrovica)’da dünyaya geldi. Komunist Yugoslavya’da dini hassasiyetleri olan bir ailede büyümüş olan Ugljanin, lise eğitimini Priştine’de aldı. Ardından Saraybosna Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden mezun olarak Novi Pazar’da dişçi...

Read More

Tarlabaşı: Rumların Kayıp Mahallesi

Ali Öz’ün “Tarlabaşı: Rumların Kayıp Mahallesi” başlıklı bireysel fotoğraf sergisi, Yunanistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu Sismanoglio Megaro, Beyoğlu Rum Ortodoks Kiliseleri ve Mektepleri Vakfı ve Politis Gazetesi işbirliğinde meraklılarının beğenisine sunuldu. 12 – 22 Kasım tarihleri arasında Sismanoglio Megaro binasında, Pazartesi – Cuma günleri 15.00 – 20.00 saatleri arasında görülebilecek olan sergi,  22 Kasım’dan 6 Aralık’a kadar, aynı gün ve saatler içerisinde Beyoğlu Rum Ortodoks Kilisesi’nde gösterilmeye devam edecek. Sergi geçtiğimiz Mayıs-Ağustos ayları arasında, Vouros Evtaksia Vakfı – Atina Şehir Müzesi’nde de gösterilmişti. Sergi Hakkında Kısa Bilgi: Rumların çok sevdiği bir mahalle olan Tarlabaşı, 1964 olayları ve sonrasında mahallede yaşayan yabancı...

Read More

Kaktüs – Miljenko Jergović

Kız arkadaşım hayatı boyunca, önemli ve güzel olan her şeyi kaçıracakmış korkusuyla yaşardı. Sıkça seyahat ederdi ancak seyahat etmediği zamanlarda acıyla kıvranışı, seyahatlerinden daha sıktı. Gerçek şans ve mutluluk her daim başka diyarlardaymış gibi davranır, her zaman planlarla dolu olurdu. O planları kuyruklarından yakalamışçasına, durmaksızın hareket halindeyken hayatın, en azından rüyaların söylediği kadarıyla, bir peri masalına dönüştüğü o kristal anı yakalamışçasına… 1990 senesinin aralık ayı sonunda yeni yılı tanımadığımız bir yığın insanla beraber Hvar’da [1] karşılamamıza karar verdi. Büyük bir heyecan içinde, kararını bana bir teklifmişçesine sundu.  Aklımda birkaç fikir vardı lakin kararı birlikte almışız gibi kabul ettirene kadar...

Read More

Bir Otostop Hikayesi

Lea Avrupa Erasmusu olduğu için gayet rahat bir şekilde “ben otostopla gideceğim, geliyor musun?” diye sordu. Daha önce kısa mesafeler için çok otostop çekmiştim fakat ülkeler arası hiç denememiştim. Kabul ettim. Gayet rahat bir şekilde bir bakkala gittik ve mukavva koli istedik. Bunları parçalayıp sırasıyla Belgrad’a kadar olan aradaki şehirleri üzerine ispirtolu kalemle yazdık; Sokolac, Han Pijesak, Zvornik, Loznica, Šabac, Beogad… Nereye olursa… Profesyonel otostopçu Lea, battal boy bir sütlü çikolata da alarak aracına bindiklerimize izzet-i ikram da yapacaktı. Bunun yanıda bir adet zvijezda ekmeğiyle su da aldık.  Artık yola koyulmustuk. Kendimize ilk hedef olarak saat 9’dan önce Zvornik’in...

Read More

Duşan Kovaçeviç’in Yapıtları Üzerine Bir İnceleme

Duşan Kovaçeviç’le ilgili ne yazık ki inceleyebildiğimiz, Türkçeye çevrilmiş eser sayısı pek fazla değil. Senaryosunu yazdığı pek çok filmin altyazısını bulmak da mümkün değil hatta. Dilimize kazandırılan ilk oyunu 2005’te basıldı, büyük bir hızla Kovaçeviç’i tanımaya devam ediyoruz. Şu anda dilimize çevrilmiş dört oyunu var. Bunların dışında senarist ve yönetmen kimliği de Kovaçeviç’le ilgili daha fazla fikir edinmemize yardım ediyor. Senaryosunu yazdığı ve yönetmenliğini yaptığı Balkan Ajanı (Balkanski Spijun), Profesyonel (Profesionalac), senaryosunu yazdığı Aya Gorgi Ejderha Avlıyor (Sveti Georgije Ubiva Azdahu) ve bilinenin aksine senaristi değil, öykü yazarı olduğu, Emir Kusturica’nın Yeraltı (Underground) filmi Kovaçeviç’in dünyasına ilişkin daha fazla...

Read More

V. Uluslararası Yahya Kemal Beyatlı Türkçe Şiir Şöleni

Makedonya Türk Sivil Toplum Kuruluşları Birliği (MATÜSİTEB) Cuma günü Üsküp’te büyük şairi Yahya Kemal Beyatlı’yı anmak için ”V. Uluslararası Yahya Kemal Beyatlı Türkçe Şiir Şöleni” düzenleyecek. V. Uluslararası Yahya Kemal Beyatlı Türkçe Şiir Şöleni Cuma günü Davut Paşa Hamamı’nda saat 19.00’da başlayacak. Kuzey Makedonya Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı desktekleriyle düzenlecenek olan ”V. Uluslararası Yahya Kemal Beyatlı Türkçe Şiir Şöleni”ne birçok ülkeden Türk şairler katılacak.   Şiir Şölenine katılacak olan şairler; Doç. Dr. Mehmet Samsakçı (Türkiye Cumhuriyeti), Bahtiyar Aslan (Türkiye), Ganire Paşayeva (Azerbaycan), Tehran Nagiyeva (Azerbaycan), Ruchie Amet (Romanya), Güllü Karanfil (Moldova Cumhuriyeti / Gagavuz Yeri), Amina Şilyak Yesenkoviç (Bosna Hersek),...

Read More

Kadraja Sığmayan Şehir

Üsküp’ü fotoğraflamak için şehrin öbür yakasında Büyük İskender heykelinin bulunduğu alana doğru ilerledim. Deklanşöre bastım ama heykel kadrajıma sığmadı. Arkaplanda bulunan Barok mimarili binalar bana pis pis sırıtırken biraz daha geriye doğru gittim ve açımı genişlettim. Bu esnada Vodno dağı dikkatimi çekti. Tepesinde bulunan devasa Haç’ın ışıkları hava karardığı için henüz yeni yanmaya başlıyordu. Arkaplanda çalan klasik müziğe anlam veremeden birden bire su sesleri gelmeye başladı. Vardar nehri usul usul akarken böyle bir ses çıkarması mümkün değildi. Kafamı çevirdim ve hemen önümde yerden havaya doğru yükselen su mekanizmasının çalıştığını fark ettim. Bu kadar kavram kargaşası şimdilik yeterli derken saat...

Read More

4. Bosna Sancak Kültür Günleri

Bosna Sancak Akademik Kültür ve Tarih Vakfı’nın düzenlediği 4’üncü Bosna-Sancak Kültür Günleri 25 Ekim 2019’da başlıyor. Kültür günlerinde Bosna Hersek sineması odak noktası olacak. Etkinlikler 26 Ekim’de son bulacak. Bosna Sancak Kültür Günleri’nin 4’üncüsünde Bosna Hersek sinemasının önemli filmleri gösterilecek. Film gösterimlerinin yanı sıra ”Bosna Hersek Sineması’nın Özgür bir Kimlik Oluşturma Yolculuğu” adı altında bir panel yapılacak. Bu panelde ünlü oyuncu Senad Başiç ve yönetmenler Sali Saliji ile Emir Zumbul Kapetanoviç konuşacaklar. Neptrijetelj (Düşmanlar) isimli filmin gösterimi ardından filmin yönetmeni Emir Zumbul Kapetanoviç bir söyleşi gerçekleştirecek.   Etkinliğe girişler ücretsiz olacak ve rezervasyon gerektirmeyecek. Özgün haber içeriği kaynak gösterilmeden...

Read More

İstanbul’dan Abdulah Sidran Geçti – Enes Arslan

Abdulah Sidran’ın söyleşi için İstanbul’a geleceğini öğrendiğimde şaşkınlıkla karışık bir sevinç yaşamıştım. Şaşırmıştım, çünkü 2 sene önce İstanbul’da düzenlenecek olan başka bir söyleşiye sağlık sorunları nedeniyle katılamaması hala aklımdaydı. Sevinmiştim, çünkü 2 sene önceki söyleşiye gelemediğinde onu dünya gözüyle görmekten ümidimi kesmiştim. 2 senelik bir rötarla Sidran, teşhisi konmuş beş  farklı hastalığına rağmen İstanbul’daydı, esas geliş amacı yine sağlık sorunları olsa da. Ama onu bundan ötürü hasta ve yaşlı bir adam olarak hayal edenler fevkalade yanılır. Senaryosunu yazdığı Kuduz (1989) isimli Yugoslav filminde canlandırdığı demiryolu memurundan hiçbir şey eksilmemiştir aradan geçen onlarca yıla ve savaşa rağmen.. Tıpkı o demiryolu...

Read More

En Çok Okunan 11 Yazı