Bir Müzik grubu düşünün; bu öyle bir grup ki sadece müzikle yetinmiyor yeni bir sanat akımı yaratıyor. Radio ve TV şovlarıyla adeta ülkenin gelecekteki durumunu tahmin ediyor. Aynı anda aynı isimle iki farklı ülkede faaliyet gösteriyor. Ve tüm bunlar olurken albümleri de satış rekorları kırıyor.

İşte o grubun adı Zabranjeno Pusenje, yani Sigara İçilmez.

Zabranjeno Pusenje eski Yugoslavya döneminden Sarajevo çıkışlı bir grup. Lise yıllarında birlikte çalmaya başlayan Bosnalı Sırp Nenad(Nele) ile Bosnalı Hırvat Davor(Sejo) kuruyor gurubu. İlk başlarda dönemin gençleri arasında dinlenen Top Lista Nadrealsita(Sürrealizmin Top Listesi) radio programında yer alan ikili o kadar başarılı oluyorlar ki, radio programı TV şovuna dönüşüyor.

Kısa skeçlerin ve komedi parodilerinin yapıldığı TV şovu Yugoslavyanın ilklerinden oluyor ve çok seviliyor. Bu durum gruba da yarıyor ve Zabranjeno Pusenje ilk albümü ‘’Dast ist Walter’’ ile satış rekorları kırıyor.

Grup, kendilerinin bulduğu ‘’novi primitivizam’’(yeni ilkelcilik) akımı doğrultusunda hem şarkılarını besteliyor hem de TV şovu için aynı akım doğrultusunda skeçler hazırlıyor.

Peki neydi bu yeni ilkelcilik akımı?

Teknik olarak ; Yeni Romantizm akımının karşısında duran bu akım absurdlük ve ironiyi aynı potada eriterek yeni bir mizah anlayışı getirmeyi amaçlıyordu. Ele aldıkları karakterler; Taşralılar, maden işçileri, mahkumlar, yeni yetme suçlular gibi halk tarafından pek sevilmeyen ve önemsenmeyen insanlardan oluşuyordu.

Sarajevo merkezli bu akım aynı zamanda Bosna’daki mahalle kültürünü, jargonları, davranışları, tepkileri, ritüelleri ve gelenekleri

bakımından Yugoslavya ekranına yansıtıyordu. İçinde bizden de çok şey bulabileceğimiz bu akım; bir nevi mahalle kültürünün Boşnak espri anlayışıyla harmanlanması gibidir.

Durumu biraz daha anlaşılır kılmak için bir örnek vereceğim; Boşnakça’da ‘’Hadzija’’ kelimesi bizdeki Hacı’nın karşılığıdır fakat bu kelime Hac görevini ifa etmiş kişiler için kullanılmayabilir. Iyi para kazanan, bir şekilde yolunu bulan kişiler için argoda Hadzija ifadesi kullanılabilir. Baktığımız zaman aslında bizim ülkemizde de böyle değil mi?

Zabranjeno Pusenje’nin Bos il’ hadzija (fukara ya da hacı) şarkısında bahsettiği Hadzija da işte o’dur

Grup, yaptıkları TV şovlarından birinde Yabancı bir turiste Sarajevo’nun milli kütüphanesi Vijećnica’yı para karşılığında satıyor. Ve bunun gibi daha bir çok absürd komedi ve unsurunu izleyici ile buluşturuyorlar. Fakat ekibin dikkatleri üzerine çekmesi; Yugoslavyanın parçalanması sürecindeki durumunun savaşı da beraberinde getireceğini söylemeleri ile oluyor. Skeçlerinde Sarajevonun 2’ye ayrılacağını Sırp Sarajevosu ile Boşnak Sarajevosu arasına duvar örüleceğini ve Berlin duvarının aynısının Bosna Hersek’te de yapılacağını gösteriyorlar.

Bugün baktığımız zaman ortada bir duvar yok ama yaşanan savaş sonrasında Sırplar Sarajevo’nun doğu kısmında şehre uzak bir kısımda kendi içlerinde yaşıyorlar.Belki madde olarak bir duvar yok ama mana olarak çok sağlam bir duvar olduğu kesin.

Mareşal Tito’nun ölümü ile grup düşüş yaşamaya başlıyor.

Sosyalist rejimi pek fazla tutmayan grubun Tito’yu sevmediği biliniyor fakat bu durumu şarkılarına yansıtmadıkları için herhangi bir tepki görmüyorlar.

Tito hayatını kaybettikten sonra grubun lideri ve vokali Nelo, Rijeka konseri esnasında kendisini tutamıyor ve ‘’Marshall da patladı yani amfiyi kastediyorum’’ cümlesini kuruyor. Ünlü bir amfi markası olan Marşalı mı yoksa Maraşal olan Tito’yu mu kast ediyor tartışmalarına maruz bile kalmadan medya ve halk tarafından boykot ediliyor grup.

Albümleri satmıyor ve bütün konserleri iptal ediliyor. Bu da yetmezmiş gibi Yugoslavya parçalanıyor ve Bosna savaşa sürükleniyor. Grubun Kurucularından olan Sırp asıllı Nelo Belgrada kaçıyor ve Zabrenjeno Pusenje’yi orada devam ettiriyor. Fakat diğer kurucu olan Hırvat asıllı Davor (Sajo) Sarajevo’da kalıyor ve 94 yılına kadar hem TV şovuna hem de Gruba devam ediyor. Daha sonra savaş bitmeden Zagrebe giden Davor, Zabranjeno Pusenje’yi Hırvatistan’da tekrar kuruyor. Böylece 90’lı yılların sonuna kadar aynı isimle aynı dil ve aynı tarzla farklı ülkelerde müzik yapan 2 tane Zabranjeno Pusenje bulunuyor.

Bu arada ünlü yönetmen Emir Kusturica’nın da bir dönem(3-5 parça) grupta bass çaldığını söylemem gerekiyordu. Savaş patlak verince Sırbistana kaçan Nelo’ya sahip çıkan Emir Kusturica Nelo ile birlikte filmlerine müzikler yapıyor ve daha sonra onu kandırarak Grubun ismini ‘’Emir Kusturica & No smoking Orchestra’’ olarak değiştiriyorlar. Arkasına Emir gibi güçlü bir ismi almanın verdiği rahatlıkla yoluna devam eden Nelo daha sonra Zabranjeno Pusenje ekolünden tamamen kopuyor.

Sajo ise savaş bittikten ve ortam durulduktan sonra Sarajevoya tekrar geri dönüyor ve grubu yeniden kuruyor. Bir yanda Nelo diğer yanda Sajo hala müzikle uğraşıyorlar. Biri dünyaca ünlü bir yönetmenin sipariş film müziklerini yapmak ile uğraşırken diğeri bir akımın ve geleneğin temsilciliğini üstleniyor.

Biri dünyayı dolaşıp, çeşitli filmlerin gala ve promiyerlerinde boy gösterirken diğeri Sarajevo’da ve diğer Balkan şehirlerinde 5 marklık konserler düzenliyor.

Bana kalırsa Zabranjeno Pusenje Bosna’nın Yugoslavya içerisindeki farklı damarını gösteren çok önemli bir ekoldür. Diğer ex-yu rock yapan gruplardan farkı, yeni bir akım getirmiş olmasıdır. Ve şanslıyız ki bu akım hala Sarajevo’da devam ediyor…

Enes Güler

Bu yazı Başka Dergi’nin (BAŠKA) 2. sayısında yayınlanmıştır.
Ağustos 2015