Sofya’yı ilk kez ziyaret eden bir yabancının, bu şehre dair karşılaşabileceği en olağandışı manzaralardan biri Klek Shoplar olacaktır. Berlin Duvarı’nın yıkılmasından sonra Bulgaristan, komünizm kültüründen hızla uzaklaşan pek çok ülkeden yalnızca biriydi. 1989 yılında Bulgaristan’da komünizmin yıkılması ve özel üretim mülkiyetinin yasallaştırılması Bulgarların kendi işlerini kurmalarını sağladı. Ancak mağaza kiraları onlar için çok fazlaydı. Bu imkansızlık, yaratıcı bir çözümle kendi otantik alışveriş kültürünü yarattı. Ülkenin başkenti Sofya’nın kaldırımları boyunca uzanan etkileyici, küçük bodrum dükkanları yani Klek Shoplar. Komünizmin çöküşü sonunda oluşan sosyal ve ekonomik buhrandan şehirlilerin çıkış yolu, kira ödemedikleri bu bodrum dükkanları ile olmuştur.

 

Klek (Knee) Shop’lar, eski binaların bodrum katlarında, yerden çok uzakta olmayan bir mahzen penceresinden caddeye açılan Sofya’ya ait karakteristik yapılardır.

Bu dükkanlardan herhangi bir şey satın almak isteyen müşterilerin siparişlerini vermek ve satıcıya ödeme yapmak için pencereye doğru çömelmeleri gerekir. Bu nedenle Bulgar jargonunda diz seviyesindeki bu dükkanlar, Çömelme Dükkanı anlamına gelen Klek Shop olarak isimlendirilmiştir.

 

Pencerenin etrafındaki cam vitrinlerin arkasında bulunan renkli raflar mağazanın ürün çeşitliliğini gösterir. Çoğunlukla sigara, küçük atıştırmalıklar, alkollü ve alkolsüz içecekler bu dükkanlarda satılan yaygın ürünlerdir. Ancak Klek Shop’ları yalnızca birer bodrum büfesi sanıyorsanız yanılıyorsunuz.  Bu dükkanlar arasında ayakkabı tamir atölyeleri ve diğer hizmet odaklı işletmeler de bulunmaktadır. Klek Shop’lardan bazıları 7/24 çoğunluğu ise geç saatlere kadar açıktır.

Uzun yıllar boyunca, Sofya’nın hemen hemen her sokağında bulunan bu minyatür marketler, yoldan geçen yayaların ya da otobüs bekleyenlerin daimi durağı konumunda yer aldılar. Ancak şehrin modernleşmesiyle paralel olarak, Sofya’nın şehir kültürün ayrılmaz bir parçası olan bu dükkanlar da yavaş yavaş yok olmaya yüz tuttular. Bununlar beraber, Bulgaristan’ın komünizmden kapitalizme geçişinin canlı tanıkları olan bu dükkanlar, sayıları az olsa da hikayelerini anlatmaya ve dünyanın pek çok yerinden gelen insanları etkilemeye devam ediyorlar.

 

Hatice Tokuz