Voda je tekla
I vrbova stabla zrcalila
I svaka žalosna vrba u vodi kosu mila
Konjanici crveni jurili tamo gdje sunce zalazi
Zgorenim, golim sabljama vrbe u hitnji šibali
Najednom
Naglo, k’o ptica
U krilo
Pogođena
Konjanik jedan ranjen svali se sa svog ata!
Nije vikao
Ni odmakle drugove pozvao
Samo je očiju punih suza gledao
U sjajne potkove odmičućih konjanika!

Kakva šteta, avaj!
Šteta što on nikad više smjestiti se neće u vrelome sedlu
Konja u galopu
İ što nikad više za hordama b’jelim neće vitlat sablju!

Ton po ton sve trnu zvukovi potkova
I konjanici nestaju u kraju zalaska sunčeva
Konjanici, konjanici, konjanici crveni
Krila od vjetra imaju ati njihovi
Ati im–vjetar krilati
Ati im vjetar
Ati njihovi
Ati

I život minu poput jahača na atima ko vjetar krilatim

Utihnu rijeka žuboreća, živa
Na sjenke pade tamna sjena
I nestade boja
Modre oči skriše
Pokrivala crna
Ponad plave kose
Grane tužne vrbe
Spustile se

Nemoj plakati, žalosna vrbo,
nemoj plakati
Pred zrcalom prljave vode nemoj pokorno stajati
Nemoj pokorno stajati
Nemoj plakati

Çeviren:

Amina Šiljak Jesenković

Akıyordu su
gösterip aynasında söğüt ağaçlarını.
Salkımsöğütler yıkıyordu suda saçlarını!
Yanan yalın kılıçları çarparak söğütlere
koşuyordu kızıl atlılar güneşin battığı yere!
Birden
bire kuş gibi
vurulmuş gibi
kanadından
yaralı bir atlı yuvarlandı atından!
Bağırmadı,
gidenleri geri çağırmadı,
baktı yalnız dolu gözlerle
uzaklaşan atlıların parıldayan nallarına!

Ah ne yazık!
Ne yazık ki ona
dörtnal giden atların köpüklü boynuna bir daha yatmayacak,
beyaz orduların ardında kılıç oynatmayacak!

 

Nal sesleri sönüyor perde perde,
atlılar kayboluyor güneşin battığı yerde!
Atlılar atlılar kızıl atlılar,
atları rüzgâr kanatlılar!
Atları rüzgâr kanat…
Atları rüzgâr…
Atları…
At…

Rüzgâr kanatlı atlılar gibi geçti hayat!

Akar suyun sesi dindi.
Gölgeler gölgelendi
renkler silindi.
Siyah örtüler indi
mavi gözlerine,
sarktı salkımsöğütler
sarı saçlarının
üzerine!

Ağlama salkımsöğüt,
ağlama,
Kara suyun aynasında el bağlama!
el bağlama!
ağlama!