Saat Doğu toplumunda keşfedilmiş ve geliştirilmiş olsa da saat kulelerinin varlığı Batı’ya aittir. 13.yy’dan itibaren görülen bu yapılar ilk defa kilise ve saray kulelerinde uygulanmıştır. Bir Balkan Devleti olan Osmanlı’nın ilk saat kuleleri, Kanuni Sultan Süleyman döneminden hemen sonra, 16.yy’ın sonlarında inşa edilen Banja Luka’daki Ferhad Paşa Saat Kulesi ve Üsküp’teki Saat Kulesi’dir.

16.yy’ın sonlarında başlayan bu mimari gelenek, 18. ve 19. yy’da batıdan doğuya doğru gittikçe yaygınlaşmıştır. ll. Abdülhamid’in, tahta çıkışının yirmi beşinci yılında (1901) valilere saat kulesi yapımıyla ilgili olarak gönderdiği irade üzerine saat kuleleri Anadolu içlerine ve Osmanlıların modernleşmesiyle birlikte Balkanlardan Ortadoğu’ya Osmanlı coğrafyasının tamamına yayılmıştır.

Dönemin düşünce yapısı ve sanat anlayışının üzerinden okunabildiği bu yapılar, kaide, gövde ve köşk kısımlarından oluşmaktadır. Kaide kısmında bir oda ve oda içinde kulenin üzerine çıkmak için bir merdiven yer alır. Bu oda bazen muvakkithane olarak düzenlenmekte, bunlara muvakkithaneli saat kuleleri denilmektedir[1].  Saat kulesinin en son katı olan köşkte ise saat mekanizması bulunmaktadır.

Şehrin sembol yapıları olan saat kuleleri, konumlarına göre meydanlarda, yamaç ve tepelerde yahut bir yapı üzerinde olmak üzere üç gruba ayrılırlar. Bu saatler her saat başı saat sayısı kadar yahut saat başı tek vuruş yapacak şekilde imal edilmişlerdir. Bazı saatler her saat başı saat sayısına ilave olarak yarım saatlerde de vuruş yaparlar. Bazılarında ise, her saat başındaki vuruşlar bir-iki dakika ara ile tekrar edilir. Büyük ağırlıklarla çalışan saatler özelliklerine göre, haftalık, on beş günlük veya aylık olarak kurulabilir. Her saat kulesi bir veya daha çok saat kadranına ve çana sahiptir.

Bugün kaynaklardan haraketle, Anadolu’da 99, Arnavutluk’ta 6, Bosna-Hersek’te 23, Sırbistan’da 1, Karadağ’da 2, Kosova’da 11, Makedonya’da 15, Bulgaristan’da 35, Yunanistan’da 14, Romanya’da 1, Filistin’de 6, Irak’ta 4, Libya’da 1, Lübnan’da 2, Mısır’da 1 ve Suriye’de 3 tane olmak üzere, Osmanlı coğrafyasında inşa edilmiş 115 saat kulesi belirlenmiştir. Bu kulelerden bazıları doğal sebepler nedeniyle yıkılmış olup;  kartpostalları ve fotoğrafları süslemektedirler.

BALKANLAR’DAKİ SAAT KULELERİ 

Osmanlı şehirlerine bırakılan en önemli mimari miraslardan biri olan saat kuleleri ilk olarak 16. yy.’da Balkan topraklarında görülmeye başlanmıştır. 1577 yılında Banjaluka’da inşa edilen Ferhat Paşa Camii Saat Kulesi ve Üsküp Saat Kulesi saat kulelerinin ilk örnekleridirler.

BOSNA HERSEK’TEKİ SAAT KULELERİ

Banja Luka’da inşa edilen saat kulesi dışında Bihaç (Bihke), Çayniçe, Foça, Gradacac, Hlivne, Maglay, Mostar, Nevesinye, Poçitel, Prozor, Saraybosna, Teşne, Travnik, Stolac (Ustulçe), Gornji Vakuf, Donji Vakuf ve Jajce şehirlerinde de saat kuleleri yer almaktadır. Bu saat kulelerinden bir kısmı orijinalliğini büyük oranda muhafaza ederek günümüze ulaşmışken; pek çoğunun varlığı ise yalnızca bir fotoğraf yahut kartpostalda yer almaktan ibarettir.

Kaynaklarda bu bölgede yirmi saat kulesinin bulunduğu bilgisi yer almaktadır. Genellikle tezyinatsız sade yapılar olan bu kulelerin büyük çoğunluğu kare prizma gövdeli ve piramidal külahlıdır. Bu yönleriyle Romanesk kilise çan kulelerine ve yine Hersek bölgesinde ağırlıklı olarak gördüğümüz kare gövdeli minarelere benzemektedirler. Saraybosna’da yer alan saat kulesi, 1875 yılında değiştirilmiş İngiliz yapımı saati ve muvakkithaneli bir saat kulesi olması yönüyle dikkat çekici bir yapıdır.

MAKEDONYA’DAKİ SAAT KULELERİ

Makedonya’nın Manastır (Bitola) şehrinde yer alan  Saat Kulesi, Bitola’nın en işlek ve en ünlü caddesini olan Sirok (Hamidiye) Caddesinde yer almakta olup, 22 metre yüksekliğinde ve her bir kenarı 5.5 m genişliğinde bir taban üzerinde yükselmektedir. Bir anlatıma göre, saat kulesinin harcı için çevre köylerden 60 bin yumurta toplanmıştır. Yıllar boyunca birçok kez onarılan saat kulesinin çan kısmı 1935’te değiştirilmiştir. Kulenin tabanı üç aşamada yükselmekte olup üst kısım dört saatli bir balkonla çevrilidir. Kulenin orijinal saati, 2. Dünya Savaşı sırasında değiştirilmiştir. Beyaz arkaplanlı ve siyah figürlü orijinal saatin ise nerede olduğu bilinmemektedir.

Bitola Saat Kulesi, Osmanlı döneminden kalma eserlere karşı yürütülen politikalar neticesinde kasıtlı yıkımlarla karşı karşıya kalmıştır. Makedonya’nın diğer şehirlerinde görüldüğü gibi, bu saat kulesine de bir haç inşa edilmiş ve yapı dini bir nesneye dönüştürülmüştür. Şehrin sembollerinden biri olan saat kulesinin önünde, 2001 yılında sivil ihtilafta ölen Makedon halkının anısına yükselen bir heykel mevcuttur.

KOSOVA’NIN SAAT KULELERİ 

Kosova’daki saat kuleleri de Osmanlı imzalı. Başkent Priştina ve Prizrende bulunan bu saat kuleleri savaş döneminde hasar alsa da günümüzde eski ihtişamına kavuşturuldu. Priştina’daki en önemli eserlerden biri olan Fatih Sultan Mehmet Camii’nin tam karşısında bulunan saat kulesi 1746 yılında Yaşar Paşa tarafından yaptırılmış. Saat kulesinin zili 2001 yılında bir turist tarafından çalınmış.

Prizren Saat Kulesi Ahmet Şemseddin bey tarafından 1498 tarafından yaptırıldı. Bugün saat kulesi müze olarak da kullanılıyor. Müze içerisinde Bizan döneminden kalma parçalar da yer alıyor. Müze aynı zamanda Arkeoloji müzesi olarak da hizmet veriyor.

ARNAVUTLUK’TAKİ SAAT KULELERİ

Tiran Saat Kulesi 1821 yılında Hacı Ethem Bey tarafından yaptırıldı. O dönemdeki saat mekanizması Venedik’ten ithal edildi. 1928 yılında bu mekanizma Alman malı bir saat ile değiştirildi. 1970 yılından günümüze kadar kullanılan saat ise Çin’den ithal edildi. Tarihi eserleri oldukça sınırlı olan Tiran şehrinde saat kulesi turistlerin ilgisini çeken bir kaç parçadan biri.

Taş evleri ve Arnavut kaldırımlı sokaklarıyla nam salmış Ergiri şehrinin güzelliği şüphesiz içinde bulunan Saat Kulesi ile daha bir anlam kazanıyor. Ergiri kalesinin içerisinde yer alan bu kule adeta zamana karşı direniyor.

Elbasan’da bulunan saat kulesi de şehrin ziyaretçilerinin en çok ilgisini çeken eserlerin başında geliyor. 16. Yüzyılda yapılan bu kule otantik tavrını hala koruyabilen ender eserlerden biri.

BULGARİSTAN’DAKİ SAAT KULELERİ

Şumnu’daki saat kulesi de 1790 yılında orada yaşayanların zamandan haberdar olmaları amacıyla yaptırılmış. Saat kulesinin hemen önünde bulunan mermer çeşmede şu yazmaktadır; Bu saat kulesini yapan kim ise eşsiz bir zanaatin hakimi olduğunu kanıtlamıştır, dünyada eşi benzeri yoktur.

Razgrad’ın sembolü olarak anılan saat kulesi Osmanlı’nın Deliorman’a bıraktığı en önemli emanetlerden biri. 1864’te yaptırılan kule Tanzimat dönemi karakteristiğini yansıtıyor. 1984’ten beri ise Bulgaristan Ulusal Kültürel Mirasları listesinde yer alıyor.

Razgrad’daki buluşma noktalarından biri olan saat kulesi 25 metre uzunluğunda ve ahşap bir çan kubbesine sahip.

Bahsi geçen saat kuleleri dışında, günümüzde Karadağ sınırlarında yer alan Podgorice’deki Saat Kulesi, Sırbistan’ın Sancak bölgesinde yer alan Prijepolje (Semi Pazar) Saat Kulesi ve Yunanistan’daki Selanik, Corfu, Trikala Saat Kuleleri de kaynaklarda geçen saat kulelerinin diğer örnekleridir.

 

[1] Muvakkitler mekanik saatlerin yaygınlaşmasına kadar astronomik birtakım hesaplar aracılığıyla namaz vakitleri, kıble ve ay takvimini belirlerlemekle görevli kişilerdir. 18. ve 19. yüzyıllarda mekanik saatlerin yaygınlaşması ile beraber muvakkithaneler eski aletler yerine daha çok bu saatlerle dolmaya başlamış ve muvakkitlerin görevleri de zamanla bunların ayarını kontrole ve tamire dönüşmüştür. Kontroller, muvakkitlerin ellerindeki kronometreler ve hassas saatlerle sağlanır; bu saatler genellikle halkın göreceği yerlere koyulur ve gelip geçenlerin saatlerini doğru bir şekilde ayarlamalarını sağlardı. Mekanik saatlerin yaygınlaşması yalnızca muvakkitlerin görev tanımlarını değiştirmekle kalmamış, aynı zamanda bir mimari form olarak muvakkithânelerden saat kulelerine dönüşümü de beraberinde getirmiştir.

Hatice Tokuz

Kaynaklar:

Hakkı Acun, “Saray-Bosna ve Travnik Saat Kuleleri”, Vakıf Haftası Dergisi, 10 (1993): 295-298, http://acikerisim.fsm.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/11352/1027/Acun.pdf?sequence=1 (e.t: 04.08.19)

Hamdija Kresevljakovic, “Sahat Kule u Bosni i Hercegovini”, Nase Starine, IV, Sarajevo 1952

https://www.worldbulletin.net/place/clock-towers-an-ottoman-heritage-from-the-balkans-to-the-middle-east-h165081.html